"Bir Ayrılık" Film Analizi
"Bir Ayrılık" filmi İran'da
yaşayan ve boşanma noktasına gelmiş Nader ve Simin'in evliliğini konu alan 2011
yapımı bir İran filmidir. Simin, 11 yaşındaki kızı Termeh için iyi bir gelecek
kurma amacındadır ve bu yüzden kızının daha iyi bir eğitim alabilmesi için
yurt dışına gitmeyi planlamaktadır. Ancak eşi Nader, Alzheimer hastası olan babasını
yalnız bırakamayacağı için bu fikre sıcak bakmamaktadır. Bu sorunun ardından
Nader babasına bakması için bir bakıcı bulur, bakıcının işe alınabilmek için
hamile olduğunu gizlemesi ve daha sonra bebeğini düşürmesiyle olaylar gelişmeye
başlamaktadır. Bakıcı Razieh ve kocası Hodjat'ın da filme girmesiyle film bu
eksende ilerlemeye devam eder. Bu çalışmada "Bir Ayrılık" filmi
sosyolojik bakış açısı ile sosyolojik kuramlar temelinde incelenecektir. Bu
inceleme din ve ahlaki değerler, aile, toplumsal cinsiyet ve sosyal tabakalaşma
bağlamında incelenecektir.
Filmde İran toplumunda ahlaki değerlerin
dine uygunluğunu; Razieh'in, dedenin idrar bulaşmış çamaşırlarını değiştirmek
konusunda kararsız kalıp telefonla dini çağrı hattını arayıp bunun günah olup
olmamasını sormasıyla ve Kuran üzerine yemin etme sahnelerinde de görmüş olduk.
Ayrıca film boyunca ahlaki algıların değerlendirilmesi sorgulanmakta ve İran'ın
sosyal durumu ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.
Filmde İran toplumundaki, sınırları
belirlenmiş toplumsal cinsiyet rollerine de rastlıyoruz. Razieh'in çalıştığını
Hodjat'tan gizlediğini, eve katkıda bulunmak istediğini ve Hodjat'tan
çekindiğini ve Hodjat'ın da eşinin başka erkeklerin evinde çalışmasını
istemediğini görüyoruz. Hodjat'ın, Razieh'in çalışmasını istememe sebebi ve
kadının çalıştığını kocasından gizlemesinin sebebi dinseldir. İran toplumunda
din, cinsiyet rollerinin oluşmasında büyük bir etkendir. Diğer taraftan
öğretmen olan Simin ise kendi ayakları üzerinde durabilecek güce sahip bir
kadın ve maddi açıdan kocasına tabi olmadığını ve Simin'in eğitimli, bir konuma
sahip bir birey olduğundan, kocasından boşanırken tereddüt etmediğini, ona
karşı düşüncelerini ifade ederken çekinmediğini görüyoruz. Buradan "Eğitim
arttıkça toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri azalır." hipotezini de
çıkarabiliriz. Dinin eğitim üzerinde ki etkisini ise eğitimin tek cinsiyetli
oluşundan anlayabiliriz. Belirtmek istediğim bir diğer husus ise hukuk önünde
bir cinsiyet eşitsizliği söz konusu değil.
Filmde aynı zamanda İran toplumundaki
sınıf çatışmasını da görüyoruz. Çatışmacılardan ve görüşlerinden biraz
bahsetmek istiyorum. Ralf Dahrendorf çatışmanın “otorite” içeren her ilişkide
söz konusu olabileceğini savunur. Lewis Coser’da çatışmanın aralarında yakın
ilişki bulunan herkes için söz konusu olduğunu savunur. Marksizme göre
toplumlarda biri alt yapı diğeri ise üst yapı olmak üzere ikili bir model
bulunur. Bu bağlamda ekonomik alt yapı (kapitalizm) istisnasız diğer tüm üst
yapı kurumları gibi aileyi de belirler. Bu bağlamda ekonomik alt yapı
(kapitalizm) istisnasız diğer tüm üst yapı kurumları gibi aileyi de belirler.
Goldthorpe ve Nuffield’ın belirttikleri gibi ailenin işlevi çocuklarını kendisi
gibi eğiterek gelecekte yerini alacak yedek ucuz iş gücünü yetiştirmektir. Aksi
takdirde kapitalizmin varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Evlilik konusunu
daha derine inerek inceleyen çatışmacılar evliliği toplumdaki eşitsiz erkek
egemen ilişkinin muhafazasını temin eden bir araç olarak görürler. Bunun
ötesinde kadının bir mülk olarak bir erkekten diğerine, diğer bir ifade ile
babadan kocaya geçtiğini iddia ederler. Marksistler tarafından aile yaşamı ve
evlilikte kadının sömürüldüğü kabul edilmekle birlikte, bunun ailenin kadın
üzerinde etkisinden çok, aile ile kapitalizm arasındaki ilişkiden
kaynaklandığının ileri sürülmesi önemlidir.
Filme dönecek olursak bir tarafta Razieh
ve Hodjat bulunduğu alt sınıf, diğer tarafta onlardan daha üst bir sınıfta
olduğunu anladığımız Nader ve Simin var. Filmde eğitimin tabakalaşmayı oluşturan
başlıca etken olduğunu görüyoruz. Eğitim arttıkça insanların gelirleri artar
hipotezini söyleyebiliriz. Filmde sınıflar üzeri duyulan bir güvensizliği
görmekteyiz. Nader'in Razieh'e inanmaması, Hodjat'ın Nader'e inanmaması buna
örnek olabilir. Hakim karşısında da Hodjat alt sınıftan olduğu için istediği
kararın çıkmadığını düşünür. Hodjat'ın hareketlerinde ve kararlarında
duygusallık ön plandadır. Nader'in ise hareketlerinde ve karar alırken daha
rasyonalisttir. Buradan akılcılığı üst sınıfa, duygusallığı alt sınıfa
bağlayabiliriz. Bir diğer hususta
Nader'in Razieh'in hamile olduğunu bildiği halde mahkemede aksini iddia
ettiğini, Razieh ise bebeğinin Nader'in onu itmesiyle değil de arabanın
çarpması sonucu düştüğünü biliyor ancak bunu saklıyor. Buradan sınıflar arası
güvensizliği bir kez daha görüyoruz.
"Bir Ayrılık" filmi izlenirken
bir sonuca varamamakta ve hiçbir karakteri suçlayamamakta ve film boyunca asla
bir tarafın mutlak haklılığına dair bir yargı yakalanamamaktadır. Film bize
dağılmakta olan bir ailenin yaşadığı sorunları bu sorunların çevrelerine
verdiği etkiyi, İran'ın sosyal durumu göz önüne alınarak güzel bir şekilde
anlatmıştır.
Yorumlar
Yorum Gönder