"Parasite" isimli bu Kore yapımı film "instagramda gösterilmeyen Kore'nin" bir parçasını oluşturan aileyi, bu ailenin zengin bir ailenin içine parazit gibi sızmasını, diğer parazitlerle olan mücadelelerini ve gelir dağılımındaki eşitsizliği yani kısaca Dünya'yı "parazit" olarak en alt tabakada yaşayan insanların hikayesini anlatıyor. Filmden kısaca bahsedecek olursak zaten sizin de izlediğiniz gibi geçim sıkıntısı yaşayan bir ailenin var olmaya, hayatta kalmaya çalıştığını hatta bu uğurda sınıf atlamak için kendi sınıfından insanları nasıl ezdiğini de görüyoruz.(bu var abi işte bu her yerde var) Bu ailenin her bir ferdi bir oyuncu gibi her sabah bir tiyatro için uyanıyor ve sahnesini tamamlayıp tekrardan diğer hayatına geçiyor. Bu durum bir yerden sonra "acaba hangisi gerçek benim" sorusunu da sorduruyordur.(en azından ben sorardım)
Filmde bu insanları parazit olarak vurgulamamın sebebi aslında filmin sonuna doğru Park ağaya büyük saygı duyan abimizin kafayı yiyip milleti öldürdükten sonra aslında Park ağanın onu tanımadığı ve iğrenerek baktığını gördüğümde anladım. Dünyayı parazit olarak yaşayan insanların hikayesi derken aslında bu sorunların küresel olduğunu vurgulamak istedim. Mesela, Kim ailesinin çocukları komşularının internetinden faydalanabilmek için tuvaletin yanında ellerinde telefonlarla beklemelerini, pandemi nedeniyle uzaktan eğitime katılabilmek için çatılara çıkan çocuklardan veya teknolojiye erişimi olmayan çocuklardan ne kadar ayrı tutabiliriz? 23 Nisan'da tören adı altında ailelere binlerce liralık ürün aldırıp 10 dakikalık boktan şeyler yaptıran ancak durumu olmadığı için çocuğuna onu alamayacak insanları düşünmeyen, o çocukların bayramını elinden alan öğretmenlerimiz de var sonuçta...
Farklı bir alt sınıf modeli işleyen bu filmi tebrik etmek lazım. Alt sınıf ilk defa mal değil ve hayatta kalmak için her şeyi yapıyor yani fakir ama gururlu çocuk teması burada işlenmemiş. Burada alt sınıfın pratik zekası yüksek, zenginlerden daha fazla entrika yapıyorlar ve bir yerde onlardan soğumaya bile başlıyorsunuz. Ayrıca burada zengin ailenin suçlanmaması da bir başarı çünkü niye suçlu olsunlar? Evet bir sınıf çatışması var ve bu filmde yer yer farklı sahnelerle gösteriliyor. Sel sahnesinde eve ulaşmak için sürekli merdivenden aşağıya inmeleri bu örneklerden sadece biri.
Sonuç olarak zengin ailenin kampa gitmesini fırsat bilerek bir gecelik zengin olmaya çalışan bu gariban ailenin bir gün zengin olma hayaliyle yanıp tutuştuğunu ve zenginlere kızsalar da aşırı tüketerek aslında imkanları olduğunda israfın dibine vuracaklarını göstermiştir. Yani siz ne kadar tabakalaşma, sınıf. marx deseniz de insanlar bir gün zengin olmayı düşlediği için sisteme hiçbir zaman karşı çıkmamaktadır. (bir gün ben de s. hesabı) Hatta buna şu örneği de verebiliriz; bir kişinin referansla işe girmesine kızan insanlar aslında burada adaletten ziyade daha güçlü bir referansı kendileri için isteyeceklerdir. En basitinden bu film bile internetten yoksun bir ailenin dramını anlatarak bolca para kazanmış ve ödüller almıştır. Ancak o insanlar parazit gibi yaşamaya devam etmektedir. Eee ne değişti? Neden çekildi? Duygu sömürüsü prim yaptı mı? Kimler zengin oldu kimler hala parazit?
Yorumlar
Yorum Gönder