Ana içeriğe atla

G E T O U T

 


        Jordan Peele'nin yönetmenlik kariyerinin ilk filmi olan Get Out, izleyicilere Klu Klux Klan, Dünya'yı yöneten aileler, kapitalizm, tüketim sınıfı ve birçok sosyolojik olguyu tekrardan düşündürtmektedir. Film "zengin" mahallesinde yolunu kaybeden siyahi bir abimizin "beyaz" bir araçla gelen gizemli kişi tarafından kaçırılmasıyla (filmin sonlarına doğru kaçıran kişi hakkında ufak bir ipucu verilmektedir.)başlayarak filmin girişinde spoiler'ı vermektedir. Sonrasında filmin başrolü (büyük ihtimalle Peele'nin kankisi) Chris'in beyaz ten rengine sahip kız arkadaşının eve gelmesi ve Chris'i gizemli ailesinin yanına götürmesiyle devam etmektedir. (Bu sırada Chris abimiz kankisi Rode dışında bir arkadaşı veya ailesi olmayan yalnız bir adamdır.) Chris kız arkadaşının yayla evine götürülürken yolda geyiğin arabaya çarpması, polisin kimlik sorması ama kızın bunu engellemesi de ufak tefek spoilerlar vermektedir. Neyse bu çiftimiz ailenin yanına vardığında sıcak bir karşılaşmayla ağırlanır. Eğlenceli bir akşam geçirilir ve sonrasında odalara gidilir. -Tabi ilk günden itibaren evde çalışan siyahi hizmetçilerin tuhaf halleri sizi bir düşündürtebilir.- Gece uyuyamayan Chris dışarı çıktığında hizmetçilerin tuhaf hareketlerini bir daha fark eder ve odasına dönerken psikiyatrist olan müstakbel kaynanası tarafından geçmiş hatıralara döndürülerek hipnotize edilir. Diğer gün kabus görerek uyanır ve eve çok sayıda zengin beyaz insanın geldiğini görür. Gelen zenginlerin aslında Chris'i görmek için yani satın almak için geldiğini anlarsınız zaten. Chris'in sevgilisi "ilk siyahi sevgilim sensin" demesine rağmen aslında yalnız yaşayan genç siyahileri (kadın erkek fark etmiyor) kendine aşık ederek ailesinin yanına getirir ve anasına hipnotize ettirdikten sonra beyaz zenginlere satılmasına vesile olur. Filmin kısaca özeti bu şekildedir peki girişte bahsettiğim sosyolojik kavramlar ne alaka?

        Bilmeyenler için Klu Klux Klan, bir dönem ABD'de siyahileri kaçırarak öldüren ırkçı bir örgüttür. Filmde de buna bir gönderme yapılmaktadır. Fakat gerçeğe baktığımızda hipnotize edilenler ve ırkçılığa uğrayanlar yalnızca siyahiler değildir. İdeolojik aygıtlar tarafından (yani üniversite, medya. tedx saçmalığı, kişisel gelişim zırvaları) hipnotize edilen ve zengin aileler için çalışan milyarlarca insan bulunmaktadır. Hatta "hadi kalk kendi işini kur" zırvası bile günün sonunda zenginlere hizmet etmektedir. Hepimiz topluma hizmet etmek için yetiştirilir ve bize verilen görevleri yapar, çizilen sınırların dışına çıkmayız. Filmde yapılan da buna benzemektedir. Dünya'ya baktığımızda da insanlar iyi şirketlerde çalışmanın hayalini kurar. Peki niye? Neye hizmet etmek istiyoruz? Kendimizi ne için geliştiriyoruz? Hadi sana şu eğitimi aldıralım diyen şirket sizi mi düşünmektedir yoksa eğitim sonrası şirkete sağlayacağınız faydayı mı? Özgür iraden olduğunu düşünüyor musun? Özgür irade kocaman bir yanılsamadır. Yönetenler tarafından bizim için seçilen kıyafetler, diziler, filmler, meslekler, şirketler, restaurantlar arasından birini seçme özgürlüğüne sahip olmak özgür irade değildir. Sadece belirlenmiş kararlar arasından bize en uygun olanı seçeriz. 

        İnsan, politik olabildiği sürece insandır. Bizi biz yapan değerlere saldıran, sizi aptal yerine koyan insanlara tapınmak maalesef bir insanın göstereceği davranış değildir. Sadece hipnotize edilenler öyle davranır. Şimdi Get Out!!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Severance: Eşref-i Mahluk vs Homo Economicus

  Günümüz modern toplumlarının proletaryası beyaz yakaların iş dünyası, bu dizide rahatsız edici mesajlarla, dram ve kara mizahın lokum tadında birleşmesi sonucu sürükleyici bir şekilde anlatılmıştır. Hatta Apple TV nin en baba dizilerinden biri olan bu yapıtta beyaz yaka çalışanlar kendi iş dünyasından bir şeyler bulmuş olsa gerek ki bu dizi baya tutmuş gözüküyor.  İnsan olmanın en temel özelliklerinden biri, duygu ve hislerimizi özgürce yaşayabilmemizdir. Ancak modern hayatın getirdiği hız ve koşullar bizi bu doğallıktan uzaklaştırarak her adımda orijinal benliğimizi gölgede bırakıp yeni bir kimlik yaratmaya zorluyor. Özellikle bu dönüşümün, iş yeri politikalarının bir parçası haline geldiğini ve zorunlu tutulduğunuzu hayal edin.   Dizi merkezinde bir dram barındırmakla beraber, iş hayatında sürekli duyulan "dışardaki hayatını buraya getirme" lafını severance ile yani ayırma ile kökten çözüldüğü, işverenler için "ideal şirket" ütopyasının gerçekleştiği bir evreni ...

Zebercet: Ne Ölmüştür Ne Sağdır

               "Adım Zebercet. Oysa ben sizinkini bilmiyorum. Gecikmeli Ankara treniyle geldiniz üç gün önce.                  Kaydınızı yapamadım; adınızı söylemediniz. Döneceğinizi biliyorum gittiğiniz köyden,                                    Hacırahmanlı'dan. Bir haftaya kadar dönerim dediniz."           Filmin başlangıcında Zebercet'in bu tiradı aslında bize filmin akışını da özetliyor. Bu adam film/kitap boyunca bu kadının gelmesini bekliyor ve bir süre sonra acı bir şekilde yalnızlığının "farkına varıyor". "Farkına varıyor" fiilini kullandım çünkü bu tür durumlarda sen farkına varana kadar aslında bir sorun yoktur. Ama farkına vardığında acı peşini bırakmayabilir. Mathieu Kassovitz abimizin ölümsüz eseri "La Haine"de anlatılan, bir gökdelenden aşağı dü...

Yazgı: Var Olmayı Reddetmek

                                             "Annem ölmüş bu sabah, belki de dün gece, bilmiyorum"     Albert Camus'un varoluşçuluğu absürtleştirdiği "Yabancı" isimli eserinden uyarlanan bu filmi anlamaktan ziyade sorgulamaya çalışmak önceliğimiz olacaktır.       Yabancı olmak yabancılaşmak kavramı öncelikli olarak Marx ile hayat bulsa da üretim süreçlerinde devrim yaşandığı dönemlerde Taylorizm ve Fordizm gibi işçi-tüketici, işçi-patron ilişkilerini ele alan tüm fikirlerde insanın kendi doğasına yabancılaşması olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada asıl tartışma konusu, suçun topluma yabancılaşan insanda mı yoksa onu topluma yabancılaştıran düzende mi olduğudur. Çünkü birçok filme, kurama, düşünceye konu olan yabancılaşma sürecinde sisteme ayak uyduramayan veya bu sisteme karşı olanların toplumda sosyal dışlanmaya maruz kalac...